GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ

Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5


Bu konuyu Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz: Facebook Twitter
GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
21.06.2016, 14:04,
#1
GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
KANUN: 6663 SK.MÜKERRER MADDE 20
TEBLİG: 292 SAYILI GELİR VERGİSİ KANUNU TEBLİĞİ

YARARLANMA ŞARTLARI

1- işe başlama tarihi itibari ile 29 yaşını doldurmamış olmak
2- ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis ettirmiş olmak
3- işe başlama bildiriminin zamanında yapılmış olması
4- bizzat işin başında olması, sevk ve idare bir fiil çalışmak gibi
5- faaliyetin başlangıç yılı dahil 3 yıl süreyle yararlanabilir
6- işyerinin devir alınması durumunda eş ve çocuklar ve 3. derece kan ve sıhrı hısımlar yararlanmaz
7- ortaklık şeklinde kuruluyorsa bütün ortaklar şartları taşıması gerekir
8- 10.02.2016 tarihinden önce kurulanlar yararlanamaz
9- ticari, zirai ve serbest meslek kazançlarından yararlanılabilir diğer kazanlar istisnadan yararlanamaz
10- Gelir vergisi beyannamesinde ve geçici vergi beyannamesinde  GELİR BİLDİRİMİ başlıklı tabloya İstisna tutarı düşüldükten sonra kalan kısım yazılarak faydalanılır
11-istisna tutarı 75000,00 tl. yararlanılamayan kısım bir sonraki yıla devir etmez.

BASİT USULDE TİCARİ KAZAN İSTİSNASI
MADDE:GVK MADDE 89/15


1-01.01.2016 tarihinden itibaren elde edilen kazançlardan dolayı yararlanılabilir. yıllık 8000 tl. 
2-genç girimci desteğinden yararlanalar yararlanamazalar.
3-yıl içinde gerçe usule geçenler yararlanamazlar
4- sadece ticari kazandan elde edilen gelirden dolayı yararlanılabilir
5-8000 tl. istisna için süre sınırı yoktur.
6- İndirim tutarı, Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin (Beyana Tabi Geliri Sadece Basit Usulde Tespit Edilen Ticari Kazançlardan İbaret Olanlar İçin) “Gelir Bildirimi” bölümünün ilgili satırında gösterilir. Öte yandan, söz konusu indirim tutarı basit usulde tespit edilen ticari kazancın yanında beyana tabi başka bir gelir unsurunun bulunması halinde “Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesinin Eki”nde yer alan “Basit Usulde Ticari Kazançlara İlişkin Bildirim” bölümünün ilgili satırında gösterilir.

 
14.02.2017, 23:39,
#2
RE: GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
Geçici Vergi Beyannamesinin Ekler Bölümünde İstisnalar içerisinde İstisna türü içerisinde genç girişimcilerde kazanç istisnası var orada beyan edeceksiniz
03.03.2017, 13:46,
#3
RE: GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
3.5. Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnası,

10/2/2016 tarihli ve 29620 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 6663 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 20 nci maddesinde yapılan düzenlemeyle getirilmiştir. Söz konusu düzenleme ile ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı belirli şartlar dahilinde gelir vergisinden müstesna tutulmaktadır. İstisnadan yararlanılabilmesi için;

1. Mükelleflerin işe başlamayı kanuni süresi içerisinde bildirmeleri, 

2. İşte bilfiil çalışılması ya da işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.),

3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla anılan madde kapsamındaki şartları taşıması,

4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması,

5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması gerekmektedir. 
18.05.2018, 09:10,
#4
RE: GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
BAGKUR PRİM TEŞVİKİ
.
7143 SK. MADDE 22

MADDE 22- 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.

“k) 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hâzinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır.”
13.08.2021, 21:32,
#5
RE: GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
KENDİ ADINA NAM VE HESABINA BAĞIMSIZ ÇALIŞAN YABANCI UYRUKLULARIN, GENÇ GİRİŞİMCİ KAZANÇ İSTİSNASINDAN VE BAĞ-KUR PRİM TEŞVİKİNDEN YARARLANMALARININ VERGİ VE SGK. KANUNLARI AÇISINDAN DETAYLI ANLATILMASIDeğerli Okurlar, Ülkemizde yaşayan yabancı Uyruklulardan kendi nam ve hesabına bağımsız çalışanların Genç Girişimci Ticari kazanç istisnasından ve 4/b Sigortalılık prim teşveiklerinden yararlanıp yararlanamayacaklarını çok detaylı olarak bu yazımızda anlatmaya çalışırsak,
Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasının Doğuşu
Yasal düzenleme
MADDE 2 – (1) 6663 sayılı Kanunun 1 inci maddesiyle, Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 20 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenerek 10/2/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
“Genç girişimcilerde kazanç istisnası:
MÜKERRER MADDE 20 – Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.
1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,
2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.),
3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması,
4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması,
5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.
İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hâllerinde dahi yıllık beyanname verilir.
Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.
İstisnadan faydalanacaklar ve faydalanma şartları
MADDE 3 – (1) İstisnadan;
a) Ticari, zirai veya serbest meslek faaliyeti nedeniyle adına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti
tesis edilmiş,
b) Mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış,
tam mükellef gerçek kişiler yararlanır.
(2) Birinci fıkrada belirtilen kişilerin istisnadan yararlanabilmeleri için aşağıda belirtilen şartları
taşımaları zorunludur.
a) İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmesi.
1) Mükelleflerin söz konusu istisnadan faydalanabilmeleri için işe başlamayı kanuni süresi
içerisinde bildirmeleri gerekmektedir. İşe başlamanın kanuni süresi içerisinde bildirilip bildirilmediği hususu, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde tespit edilir.
2) İşe başlama bildiriminin Vergi Usul Kanununda yer alan süre içerisinde yapılmaması durumunda, söz konusu istisna hükmünden yararlanılamaz.
b) Mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması ya da işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi.
1) İstisnadan yararlanılabilmesi için mükellefin kendi işinde bilfiil çalışması veya kendi işinde bilfiil çalışmadığı durumlarda ise işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi gerekmektedir.

2) Bir şahsın kendi işinde bilfiil çalışması, işinde ve bu işin gerektirdiği konularda fikri ve bedeni bir mesai sarf etmesidir.
3) İşte bilfiil çalışılmasa dahi iş sahibi tarafından işin sevk ve idaresinin kendi elinde tutulması, işin yürütülmesiyle ilgili kararların alınması, planlanması veya denetiminin yapılması gibi durumlarda da istisna şartı ihlal edilmiş olmaz.
4) Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi şartını sağlayan mükelleflerin, faaliyetin yürütülebilmesi için çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırması istisna şartını bozmaz.
5) Seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici sürelerde fiilen işin başında bulunulmaması halinde de söz konusu şart ihlal edilmiş olmaz.
(3) Genç girişimcilerde kazanç istisnasında, özellikli durumlara ilişkin hususlar şunlardır:
a) Faaliyetin ortaklık olarak yürütülmesi.
1) Adi ortaklık veya şahıs şirketi kurmak suretiyle faaliyette bulunan mükellefler de
ayrı ayrı istisnadan yararlanabilir. Bu durumda mükelleflerin istisnadan yararlanabilmeleri için tüm ortakların ayrı ayrı istisna şartlarını taşımaları gerekmektedir. Ortaklardan herhangi birinin istisna şartlarını taşımaması halinde, diğer ortaklar da istisnadan faydalanamaz.
b) İşletmenin devralınması.
1) Bir işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, istisnadan yararlanılabilmesi için işletmenin ya da mesleki faaliyetin devralındığı kişinin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından olmaması gerekmektedir.
2) Ölüm dolayısıyla eş ve çocuklar tarafından işletmenin veya mesleki faaliyetin devralınması halinde, devralan eş veya çocuklar istisnaya ilişkin şartların tamamını taşımaları kaydıyla, ölen mükellefin istisnadan faydalanıp faydalanmadığına bakılmaksızın devralan eş veya çocuklar istisnadan üç vergilendirme dönemi boyunca yararlanır.
c) Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.
1) Mükelleflerin mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olmaları durumunda istisnadan yararlanmaları söz konusu olmaz.
2) Buna göre, mevcut işletmeye veya ortaklığa sonradan ortak olunması durumunda, diğer tüm şartları taşısalar dahi, ortakların hiçbiri bu istisnadan yararlanamaz.
İstisna uygulaması
MADDE 4 – (1) İstisnadan, 6663 sayılı Kanunun Resmî Gazete’de yayımlandığı 10/2/2016 tarihinden itibaren ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunanlardan Kanunda öngörülen şartları taşıyanlar yararlanır. Dolayısıyla bu tarihten önce işe başlayan mükelleflerin söz konusu istisnadan yararlanmalarına imkân bulunmamaktadır.
(2) İstisna şartlarını sağlayan mükelleflerce daha sonra herhangi bir nedenle faaliyetin terk edilmesi durumunda, terk tarihine kadar elde edilen kazançlar dolayısıyla istisnadan yararlanılır. Faaliyet terk edildikten sonra istisna kapsamındaki söz konusu faaliyetlere tekrar başlanılması halinde ise adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunması şartı ihlal edilmiş sayılacağından bu istisnadan yararlanılamaz.
Takvim yılı içerisinde işe başlanılması veya işin terk edilmesi durumlarında; işe başlama tarihinden yıl sonuna kadar olan kıst dönem bir vergilendirme dönemi, takvim yılı başından işin terk edildiği tarihe kadar olan kıst dönem ise bir vergilendirme dönemi sayılacak olup bu dönemler için istisnadan tam olarak yararlanılır.
Konuyu Vergi açısından inceledikten sonra Genç Girişimcilerde Bağ-kur istisnasını Sosyal Güvenlik Kanunu açısından 2018/28 sayılı Sgk. Genelgesini detaylı incelersek,
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır

üzerinden Hazinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır.”
hükmü yer almaktadır. Buna göre, 5510 sayılı Kanunun 81 inci maddesinin birinci fıkrasının (k) bendi, 18/5/2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, uygulamaya ise 1/6/2018 tarihinden itibaren başlanacaktır. Söz konusu hükmün uygulanmasına ilişkin belirlenen usul ve esaslar doğrultusunda sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince yürütülecek işlemler aşağıda sırasıyla açıklanmıştır.
Kapsama Giren Sigortalılar
31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle 18 yaşını
doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişiler ile adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak söz konusu teşvikten yararlandırılır.
Sigortalılların Faydalanma Şartları
İşe başlamanın 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi gereği olarak kanuni süresi içinde bildirilmiş olması gerekmektedir. Sigortalının işe başlamasını kanuni süresinde bildirmiş olmasına rağmen Kurumumuzca sonradan geriye dönük tescil işlemi yapılması halinde vergi kaydının başladığı tarih itibariyle sigortalı prim teşvikinden faydalandırılacaktır.
Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi gerekmektedir. (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.)
Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde, sadece bir ortak, bu ortaklar arasından da en genç olanı faydalanacaktır. Sigortalıların, prim teşvikinden faydalanabilmeleri için tüm ortakların ayrı ayrı teşvik şartlarını taşımaları gerekmektedir. Ortaklardan herhangi birinin teşvik şartlarını taşımaması halinde, diğer ortaklar da sigorta prim teşvikinden yararlanamayacaktır.
Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması gerekmektedir.
Sigortalı (D), 1/7/2018 tarihinde babasına ait oto yıkama işletmesini devralmak suretiyle ticari
faaliyete başlamıştır. Sigortalı (D)’nin, işi devraldığı babasının 1. derece kan hısımı olması nedeniyle, prim teşvikinden faydalanması mümkün olmayacaktır.
.Sigortalının vergi mükellefiyet başlangıç tarihi ve sigortalılık tarihi itibariyle 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olması gerekmektedir
3. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması gerekmektedir.
4-Prim teşvikinden yararlanmakta iken sigortalılıkları sona erenlerden bir yıllık süre içinde sigortalılığı tekrar başlatılanların kalan aylar için prim teşvikinden yararlanması mümkün olmamakla birlikte; sigortalılığın 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi kapsamında başka bir işverenin yanında hizmet

akdiyle çalışılmaya başlanması nedeniyle sona erdiği durumlarda, bir yıllık süre içinde hizmet akdiyle olan çalışmanın sona ermesi ve 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamındaki sigortalılığın tekrar başlatılması halinde kalan aylar için prim teşvikinden yararlanılabilecektir.
5-Prim teşvikinden yararlanan sigortalıların aylık prime esas kazançları, günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katı olarak belirlendiğinden bu kapsamdaki sigortalıların beyanları sosyal güvenlik il müdürlüklerince/sosyal güvenlik merkezlerince kabul edilmeyecek, 1/6/2018 tarihi ve sonrasına beyan girişi yapılsa dahi aylık prime esas kazançları, günlük prime esas kazanç alt sınırının otuz katı üzerinden tahakkuk ettirilecektir. Sigortalılar söz konusu teşvikten tescil tarihinden itibaren bir yıl süreyle yararlandırılacaktır.
6-Daha önce teşvikten yararlandığı halde sigortalılık bilgilerinde sonradan yapılan değişiklikler
nedeniyle teşvikten yararlandığı dönemlerde teşvik uygulamasından yararlanamayacak duruma düştüğü anlaşılan sigortalının, yararlanmış olduğu teşvikler iptal edilerek prim ve prime ilişkin gecikme cezası ve gecikme zammı tahakkuk ettirilecektir.
Konuyu hem Gelir Vergisi Kanunu hem de Sosyal Güvenlik Kanunu kapsamında çok detaylı belirledikten sonra sonuç olarak,
SONUÇ= Hem Gelir Vergisi Kanununun mülga 20. Maddesine 6663 Sayılı Yasanın 1. Maddesiyle eklenen hem de 292 Sayılı Gv. Genel Tebliğinin 3. Maddesinin (b) fıkrasına istinaden yararlanacak olanların tam mükellef olmaları gerektiği belirtilmiştir. Tam Mükellef tanımı ise 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 3. Maddesinde Türkiye’de yerleşmiş olan kişiler olarak belirlemiş 4. Maddesinde ise Türkiye de yerleşmeyi İkametgahları Türkiye’de olanlar ile, Bir takvim yılında altı aydan fazla devamlı oturma şartı olanlar olarak belirlemiştir. Yani bu Şartları taşıyan Yabancı uyruklu kişileri tam mükellef olarak tanımlamıştır. Bu kişilerinde Türkiye’de çalışma izni almaları halinde ister hizmet akdi ile ücret karşılığı bir işverene bağlı olarak çalışbilecekleri gibi ister se bu kişilerin kendi adına ve hesabına bağımsız bir şekilde çalışabilecekleri vergi kanunları açısından bir engel bulunmamaktadır.
Ayrıca Sosyal Sigortalar Kurumunun genelgelerinde de ister ikili anlaşmalı Ülke, isterse ikili anlaşma olmayan ülkelerdeki vatandaşların Türkiye de yerleşmeleri halinde kendi adına ve hesabına faaliyette bulunmaları halinde 4/b kapsamında sigortalılıklarının tescil edileceği yani 5510 Sayılı Kanunun 4. Maddesindeki sigortalı sayılanlar kapsamında değerlendirileceği açıklandığından bu kişilerin de Sosyal Sigortalar 4/ prim teşvikinden yararlandırılmasında kanuni hiçbir engel bulunmamaktadır.
Saygılarımla,
Mustafa GÜNŞEN
11.09.2021, 07:52,
#6
RE: GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
GENEÇ GİRİŞİMCİ BAĞ-KUR PRİM DESTEĞİNİN GELİR YAZILMASI

Sayı:
85373914-120[40.01.138]-56135
Tarih:
14/06/2021


T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü







Sayı

:

85373914-120[40.01.138]-56135

14.06.2021

Konu

:

Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasından yararlanan ve söz konusu istisnadan dolayı almış olduğu bir yıllık bağ-kur destek tutarlarının gelir olarak kaydedilip kaydedilmeyeceği













İlgi

:

14/02/2020 tarih ve 38789 kayıt nolu özelge talep formunuz.



İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 inci maddesine göre "Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasından" yararlandığınızı belirterek, söz konusu istisnadan dolayı almış olduğunuz bir yıllık bağ-kur destek tutarlarını gelir olarak kaydedip kaydetmeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.



193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun:



- Mükerrer 20 inci maddesinde;



''Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.



1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,



2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.),



3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması,



4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması,



5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.



İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hâllerinde dahi yıllık beyanname verilir.



Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.



Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.''



- 39 uncu maddesinde;



"İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır.



(Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)



Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.



Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur."



hükümleri yer almaktadır.



Diğer taraftan, 18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7143 sayılı Kanunun 22 inci maddesi ile 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (k) bendinde;



"31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır."



hükmü yer almaktadır.



Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesi, gelir veya giderin tahsil edildikleri ve ödendikleri döneme bakılmaksızın miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olmasını ifade eder. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise, her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Bu ilke uyarınca gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir.



Öte yandan, tek düzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26/12/1992 tarih ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır.



Buna göre, "602 Diğer Gelirler" hesabı; işletmenin korunması, ihracatı teşvik ya da hükümet politikasına uyma zorunluluğu karşısında oluşan işletmenin faaliyet hasılatındaki düşüklüğü veya faaliyet zararını gidermek için, sermaye katkısı niteliğinde olmayan, mali yardımlar (sübvansiyonlar), devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi yoluyla yaptığı yardımlar (vergi iadeleri) ve satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme vb. hasılat kalemlerinin izlendiği hesaptır.



Bu açıklamalara göre, genç girişimcilerde kazanç istisnasından dolayı alınan bağ-kur destek tutarlarının ticari kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınması ve söz konusu tutarların "602-Diğer Gelirler" hesabında izlenmesi gerekmektedir.



Bilgi edinilmesini rica ederim.













(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.
11.09.2021, 07:52,
#7
RE: GENÇ GİRİŞİMCİ TEŞVİKİ
GENEÇ GİRİŞİMCİ BAĞ-KUR PRİM DESTEĞİNİN GELİR YAZILMASI

Sayı:
85373914-120[40.01.138]-56135
Tarih:
14/06/2021


T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

Manisa Vergi Dairesi Başkanlığı

Gelir Kanunları Grup Müdürlüğü







Sayı

:

85373914-120[40.01.138]-56135

14.06.2021

Konu

:

Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasından yararlanan ve söz konusu istisnadan dolayı almış olduğu bir yıllık bağ-kur destek tutarlarının gelir olarak kaydedilip kaydedilmeyeceği













İlgi

:

14/02/2020 tarih ve 38789 kayıt nolu özelge talep formunuz.



İlgide kayıtlı özelge talep formunun incelenmesinden; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 inci maddesine göre "Genç Girişimcilerde Kazanç İstisnasından" yararlandığınızı belirterek, söz konusu istisnadan dolayı almış olduğunuz bir yıllık bağ-kur destek tutarlarını gelir olarak kaydedip kaydetmeyeceğiniz hususunda Başkanlığımız görüşünün talep edildiği anlaşılmıştır.



193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun:



- Mükerrer 20 inci maddesinde;



''Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle adlarına ilk defa gelir vergisi mükellefiyeti tesis olunan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla yirmi dokuz yaşını doldurmamış tam mükellef gerçek kişilerin, faaliyete başladıkları takvim yılından itibaren üç vergilendirme dönemi boyunca elde ettikleri bu kazançlarının 75.000 Türk lirasına kadar olan kısmı, aşağıdaki şartlarla gelir vergisinden müstesnadır.



1. İşe başlamanın kanuni süresi içinde bildirilmiş olması,



2. Kendi işinde bilfiil çalışılması veya işin kendisi tarafından sevk ve idare edilmesi (Çırak, kalfa veya yardımcı işçi çalıştırmak ya da seyahat, hastalık, askerlik, tutukluluk ve hükümlülük gibi zaruri ayrılmalar dolayısıyla geçici olarak işinde bilfiil çalışmamak bu şartı bozmaz.),



3. Faaliyetin adi ortaklık veya şahıs şirketi bünyesinde yapılması hâlinde tüm ortakların işe başlama tarihi itibarıyla bu maddedeki şartları taşıması,



4. Ölüm nedeniyle faaliyetin eş ve çocuklar tarafından devralınması hâli hariç olmak üzere, faaliyeti durdurulan veya faaliyetine devam eden bir işletmenin ya da mesleki faaliyetin eş veya üçüncü dereceye kadar (bu derece dâhil) kan veya kayın hısımlarından devralınmamış olması,



5. Mevcut bir işletmeye veya mesleki faaliyete sonradan ortak olunmaması.



İstisna kapsamındaki faaliyetlerden kazanç elde edilmemesi veya istisna haddinin altında kazanç elde edilmesi hâllerinde dahi yıllık beyanname verilir.



Bu istisnanın, bu Kanunun 94 üncü maddesi uyarınca tevkif suretiyle ödenecek vergiye şümulü yoktur.



Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.''



- 39 uncu maddesinde;



"İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç, bir hesap dönemi içinde elde edilen hasılat ile giderler arasındaki müspet farktır.



(Elde edilen hasılat, tahsil olunan paralarla tahakkuk eden alacakları; giderler ise tediye olunan ve borçlanılan meblağları ifade eder.)



Emtia alım ve satımı ile uğraşanlarda ticari kazancın bulunması için hesap dönemi sonundaki emtia mevcudunun değeri hasılata, dönem başındaki emtia mevcudunun değeri ise giderlere ilave olunur.



Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında Vergi usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur."



hükümleri yer almaktadır.



Diğer taraftan, 18/05/2018 tarihli ve 30425 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7143 sayılı Kanunun 22 inci maddesi ile 31/05/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Kanununun 81 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (k) bendinde;



"31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 20 nci maddesi kapsamında genç girişimcilerde kazanç istisnasından faydalanan ve mükellefiyet başlangıç tarihi itibarıyla 18 yaşını doldurmuş ve 29 yaşını doldurmamış olanlardan, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi kapsamında 1/6/2018 tarihinden itibaren ilk defa sigortalı sayılan gerçek kişilerin primleri, 1 yıl süreyle 82 nci madde uyarınca belirlenen prime esas kazanç alt sınır üzerinden Hazinece karşılanır. Adi ortaklıklar ve şahıs şirket ortaklıklarında sadece bir ortak bu fıkra hükmünden yararlandırılır."



hükmü yer almaktadır.



Ticari kazancın tespitinde iki temel ilke geçerlidir. Bunlar "dönemsellik" ve "tahakkuk esası" ilkeleridir. Tahakkuk esası ilkesi, gelir veya giderin tahsil edildikleri ve ödendikleri döneme bakılmaksızın miktar ve mahiyet itibarıyla kesinleşmiş olmasını ifade eder. Bu esas dikkate alındığında bir gelir unsurunun, özel bir düzenleme bulunmadığı sürece, mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği dönem kazancının tespitinde dikkate alınması gerekmektedir. Dönemsellik ilkesi ise, her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Bu ilke uyarınca gelir ve giderlerin ilgili oldukları dönemde kaydedilmesi gerekir.



Öte yandan, tek düzen muhasebe sisteminin uygulanmasına ilişkin açıklamalar, 26/12/1992 tarih ve 21447 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 1 Sıra No.lu Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliği ve daha sonra bu konuda yayımlanan diğer tebliğlerde yapılmış bulunmaktadır.



Buna göre, "602 Diğer Gelirler" hesabı; işletmenin korunması, ihracatı teşvik ya da hükümet politikasına uyma zorunluluğu karşısında oluşan işletmenin faaliyet hasılatındaki düşüklüğü veya faaliyet zararını gidermek için, sermaye katkısı niteliğinde olmayan, mali yardımlar (sübvansiyonlar), devletin bazı malları vergi, resim, harç ve benzeri yükümlülüklerden istisna etmesi yoluyla yaptığı yardımlar (vergi iadeleri) ve satış tarihindeki vade farkları, ihracatla ilgili fiyat istikrar destekleme vb. hasılat kalemlerinin izlendiği hesaptır.



Bu açıklamalara göre, genç girişimcilerde kazanç istisnasından dolayı alınan bağ-kur destek tutarlarının ticari kazancın tespitinde gelir olarak dikkate alınması ve söz konusu tutarların "602-Diğer Gelirler" hesabında izlenmesi gerekmektedir.



Bilgi edinilmesini rica ederim.













(*) Bu Özelge 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 413.maddesine dayanılarak verilmiştir.

(**) İnceleme, yargı ya da uzlaşmada olduğu halde bu konuya ilişkin olarak yanlış bilgi verilmiş ise bu özelge geçersizdir.

(***) Talebiniz üzerine tayin edilmiş olan bu özelgeye uygun işlem yapmanız hâlinde, bu fiilleriniz dolayısıyla vergi tarh edilmesi icap ederse, tarafınıza vergi cezası kesilmeyecek ve tarh edilen vergi için gecikme faizi hesaplanmayacaktır.


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Çocuk ve Genç Işçilerin Çalıştırılma Usul ve Esasları Ahmet Barlak 0 6,124 20.05.2017, 09:14
Son Yorum: Ahmet Barlak
  NAKİT SERMAYE ARTIŞI TEŞVİKİ Ahmet Barlak 2 13,357 10.09.2015, 07:55
Son Yorum: Ahmet Barlak
  ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERİN ÇALIŞTIRILMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK Muradiye Karabulut 0 6,285 02.05.2015, 16:26
Son Yorum: Muradiye Karabulut

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi