Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi

Konuyu Oyla:
  • Toplam: 0 Oy - Ortalama: 0
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5


Bu konuyu Sosyal Medyada Paylaşabilirsiniz: Facebook Twitter
Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi
24.10.2018, 11:06,
#1
Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi
Ülkemizde elektronik ticaret gittikçe yaygınlaşan bir pazar olmaya başladı. Yükselen işyeri kiraları, müşteri potansiyelinin sınırlı olması ve müşterinin artık dışarıda mağazaları gezmektense internet ortamından dilediği mağazayı gözden geçirebilme imkânına sahip olması gibi faktörlerden dolayı fiziksel mağazalar yerine sanal mağazalar daha fazla tercih edilmeye başladı.

We Are Social ve Hootsuite tarafından yayınlanan “Digital in 2018 Global Overview” raporundaki verilere göre Dünyadaki internet kullanım sürelerinde ülkemizin bulunduğu konum oldukça yüksek. Ülkemiz nüfusunun %67’si aktif olarak internet kullanmakta bu geçen yıla göre %13’lük bir artış sergilemiş olduğunu görmekteyiz. Yine ülkemizde internet kullanıcılarının günlerinin 7 saat 9 dakikalık bir süreyi internette geçirdikleri ve bu aktif kullanıcıların %43’ünün bu sanal ortamdan alışveriş yapmakta olduğu belirtilmiştir. Dünya nüfusunun ise beşte birinden fazlasının 30 günde bir alışveriş yaptığı tespit edilmiştir.

Bu durumda ticaretle uğraşanlar için sanal pazarlara yönelmek kaçınılmaz olmaktadır. Elektronik ortamdaki ticaret, şahsa münhasır bir web sitesi üzerinden, aracı web siteleri üzerinden ya da mobil uygulamalar üzerindeki kişisel hesaplar üzerinden yapılmaktadır. Gittikçe ilgi odağı olan bu pazarda vergilendirme ile ilgili soru işaretleri oluşmaya başladığını düşünmekteyim.

Peki, bu sanal ortamdaki ticaretin vergilendirilmesi süreci nasıl gerçekleşiyor neler yapmalıyız?

Sanal ortamlar üzerinden ürün (menkul mal) satışı gerçekleştirilmesi durumunda vergi mükellefi olma ihtimaliniz gün yüzüne çıkar. Nasıl ki fiziki mağaza işletenler (bunlar gerçek veya tüzel kişi olabilmekte) yaptıkları ticaret dolayısıyla gelir/kurumlar vergisi, gelir/kurum geçici vergi ve KDV mükellefi (duruma göre Gelir/Kurum Stopaj Vergisi) oluyorlar ise sanal ortamda ticaret yapan erbabın da e-ticaretinde aynı sorumluluklarla mükellef olması kaçınılmazdır.

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 37. maddesinde ticari kazanç “ Her türlü ticari ve sınai faaliyetlerden doğan kazançlar ticari kazançtır.” şeklinde tanımlanmıştır. Ticari faaliyetin özellikleri ise;

Emek-Sermaye Özelliği
Devamlılık Özelliği
Organizasyon Özelliği
Hacim Özelliği
Kazanç Elde Etme Özelliği
şeklindedir.

Bahsi geçen özelliklere göre sanal ortamda yapılan bir ticaretin belli bir organizasyon içerisinde sanal mağaza açılarak, kâr elde etme amacı güdülerek ve devamlı yapılmak suretiyle tesis edilmesi gibi özellikler taşıyorsa G.V.K.’na göre ticari kazanç kapsamına girdiğini düşünmeliyiz. Buradaki en önemli husus devamlılık özelliğidir. Devamlılık kasıt ve niyeti dışında elde edilen kazanç G.V.K.’nın 82. maddesi kapsamında Arızi Kazanç olarak vergilendirilecektir. Arızi kazançların vergilendirilme sınırı ise 2018 yılı için 27.000-TL olmuştur.(bkz: G.V.K. 302 nolu G.T.)

Yaptığımız faaliyet ticari kazanç ise vergilendirme nasıl olacak ve ne gibi yükümlülüklerimiz var?

Öncelikle bir mükellefiyetiniz yok ise vergi kanunlarına göre vergi dairesine kayıt yaptırmanız gerekmektedir. Bunu ikamet adresinizin bulunduğu yer vergi dairesine giderek ya da interaktif vergi dairesinde( ivd.gib.gov.tr ) işe başlama dilekçesi oluşturarak gerçekleştirebilirsiniz.

Sonrasında vergi kanunlarına göre sizin için belirlenen usulde defter tutmak ve tüm ticari hareketlerinizi vergi kanunlarına uygun olarak bu defterlere kayıt etmek zorundasınız.

Sıra geldi satış işleminde düzenlenmesi gereken belgelere;

Vergi Usul Kanunu’na göre üçüncü kişiler ile yaptığınız işlemlerin belgelendirilmesi zorunludur. İlgili Kanuna göre düzenlenmesi ve alınması gereken belgeler Fatura, Sevk İrsaliyesi ve Fatura yerine geçen vesikalardır (Gider Pusulası, Perakende Satış Fişi ve Yazar Kasa Fişi Gibi). Mesafeli satışlar için birden fazla belge düzenlemek yerine İrsaliyeli Fatura düzenlenebilmektedir. Düzenlenen İrsaliyeli Faturanın gönderilen emtia yanında bulunması gerekmektedir. Eğer E-Fatura düzenleniyor ise emtia yanında bulunan E-Fatura nüshasının üstüne “irsaliye yerine geçer” ifadesi yazılıp, yetkili ya da satıcı tarafından imzalanması gerekmektedir.

Elde etmiş olduğunuz kazançlarınızı ve giderlerinizi, mükellefiyetinizin statüsüne göre belli periyodlar halinde bir mali müşavir tarafından defterinize kayıt ettirmeli ve vergi dairenize beyan etmelisiniz.

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın e-ticaret konusunda kapsamlı çalışmaları bulunmakta olup, internet üzerinden gerçekleşen para akışının tüm kayıtlarına kolaylıkla ulaşabileceği gözden kaçmamalıdır. Yine vergilendirme ile ilgili daha detaylı bilgi almak için Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bir hizmeti olan 444 0 189 Vergi İletişim Merkezine ulaşabilirsiniz.

Unutmayın; Vergilendirilmiş Kazanç Kutsaldır!

kaynak :
https://vergialgi.net/vergi/internet-uzerinden-satislarda-mukellefiyet/
24.10.2018, 11:09,
#2
RE: Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi
Hüseyin ÇUKURTEPE
İnternette Yapılan Satışlar Hangi Durumlarda Vergiye Tâbi Olur?
15 Şubat 2015 4200
Teknoloji günlük hayatımızın içine nüfuz ettikçe hayatımız kolaylaşıyor. Pek işte olduğu gibi, bir şeyleri alıp satmak da çok daha kolay hale geldi. Satışı yapacak uygun pazar ve müşteri aramak zorunda kalmadan kolaylıkla sahibi olduğumuz menkul veya gayrimenkulleri satabiliyoruz veya ürettiğimiz mal ve hizmetleri alcılara ulaştırabiliyoruz.

Bu durumda, hangi aşamada mükellefiyet veya vergi ile karşılaşabileceğimizi bilmemiz gerekir.

Sahibi olduğumuz gayrimenkul veya aracın satışının yapılması durumunda

Bu işlere aracılık yapan internet siteleri kullanılarak, sahibi olduğunuz gayrimenkul veya aracı satmanız durumunda, eğer yaptığınız iş süreklilik arz etmiyor veya bir organizasyon dâhilinde yapılmıyorsa ticari kazanç olarak değerlendirilmesi söz konusu olmaz.

Ancak, gayrimenkul satışında özel bir düzenleme olduğu unutulmamalıdır. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 80. maddesinde belirtildiği gibi, gayrimenkulün alış tarihinden itibaren 5 yıl içinde satışının yapılması durumunda, alış ve satış tutarları arasındaki fark 2015 yılı için 10.600 TL’yi geçerse elde edilen tutar, değer artış kazancı olarak değerlendirilir ve izleyen yılın 1-25 Mart tarihleri arasında Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir.

Ürünün aracı siteler kullanılarak satışının yapılması durumunda

Şahsi ihtiyaçlarınızı karşılamak üzere almış olduğunuz ürünlerin herhangi bir web sitesi kurmadan veya aracılık sitelerinde sanal mağaza açmadan satışının yapılması durumunda (yani, süreklilik arz etmemesi ve bir organizasyon dâhilinde yapılmaması durumunda) elde edilen gelir arızi (geçici) kazanç olarak değerlendirilir. Bu durumda; satış tutarından maliyet düşülerek bulunan kazanç tutarı, 2015 yılı için 23.000 TL’yi geçmesi durumunda izleyen yılın 1-25 Mart tarihleri arasında Yıllık Gelir Vergisi Beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir.

Web sitesi kurarak satışın yapılması durumunda

Temin edilen veya üretilen ürünlerin, web sitesi kurularak veya satışa aracılık eden sitelerde sanal mağaza açarak satışının yapılması durumunda, yapılan iş elektronik ticaret olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda da defter tasdiki, bildirimler, beyannameler gibi, Gelir Vergisi Kanununa göre, ticari kazanç sahibi mükellefleri için zorunlu tüm vergisel ödevlerin yerine getirilmesi gerekmektedir.

Hizmet satışının yapılması durumunda
İnternet üzerinden satışı yapılan hizmetlerin de yukarıda açıklandığı gibi, sürekli olup olmaması, web sitesi kurulup kurulmaması veya sunulan hizmetin kendisinin serbest meslek faaliyeti kapsamında olup olmaması gibi kriterlere bakılarak, işin serbest meslek faaliyeti veya elektronik ticaret kapsamında değerlendirilip değerlendirilmeyeceğine karar verilmesi gerekir.

Sonuç olarak; internet üzerinden yapılan tüm işlemlerin kayıt altında olduğu unutulmamalıdır. Bu nedenle; geriye dönük zorunlu mükellefiyet ve cezalı tarhiyatlarla karşılaşmamak için satılan ürün veya hizmetin, yapılan işin mahiyetinin doğru olarak değerlendirilmesi herhangi bir tereddüt olması durumuna ise Gelir İdaresi Başkanlığından görüş alınması faydalı olacaktır.
24.10.2018, 11:19,
#3
RE: Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞININ KONUYA İLİŞKİN HAZIRLAMIŞ OLDUĞU BİLGİLENDİRME SİTESİ

http://www.egirisimci.gov.tr/
24.10.2018, 11:49,
#4
RE: Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi
Evde Üretilen Ürünlerin İnternet Ortaminda Satilmasi Durumunda Vergisel Yükümlülük


1. Konu

Gelir Vergisi Kanunu, evlerde üretilen ürünlerin üretenler tarafından satılmasını özellikli bir durum olarak değerlendirmiş ve sınırlarını belirleyerek esnaf muaflığı içerisine almıştır. Bu ürünlerin mükelleflere teslimi ve pazar takibi şeklindeki satışında ise muafiyet bulunmamaktadır. Öte yandan günümüzün gelişen ticaret şekilleri arasında yer alan e-ticaret, evde üretilen ürünlerin de pazarlandığı bir ortam haline gelmektedir. Birçok e-ticaret ortamında evde üretilen ürünlerin bulunduğunu görmekteyiz.

Bu yazıda, e-ticaret ortamlarının çeşitliliğini de dikkate alarak evde üretilen ürünün e-ticaret yoluyla satışa sunulması durumunda ürünü üreten kişilerin vergilendirilmesi konusu değerlendirilecektir.

2.Evde Üretilen Ürünün Üreten Tarafından Açılmış Olan İnternet Sitesinde Satışının Yapılması Durumunda Vergileme

193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Vergiden Muaf Esnaf” başlıklı 9′uncu maddesinde; “Ticaret ve sanat erbabından aşağıda yazılı şekil ve suretle çalışanlar gelir vergisinden muaftır.
1) Motorlu nakil vasıtaları kullanmamak şartı ile gezici olarak veya bir iş yeri açmaksızın perakende ticaret ile iştigal edenler (Giyim eşyalarıyla zati ve süs eşyaları, değeri yüksek olan ev eşyaları ile pazar takibi suretiyle gıda, bakkaliye ve temizlik maddelerini ve sabit iş yerlerinin önünde sergi açmak suretiyle o işyerlerinde satışı yapılan aynı neviden malları satanlar hariç);
…..
6) Evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler hariç olmak üzere, muharrik kuvvet kullanmamak ve dışarıdan işçi almamak şartıyla; oturdukları evlerde imal ettikleri havlu, örtü, çarşaf, çorap, halı, kilim, dokuma mamulleri, kırpıntı deriden üretilen mamuller, örgü, dantel, her nevi nakış işleri ve turistik eşya, hasır, sepet, süpürge, paspas, fırça, yapma çiçek, pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri, ip ve urganları, tarhana, erişte, mantı gibi ürünleri işyeri açmaksızın satanlar. Bu ürünlerin, pazar takibi suretiyle satılması ile ticari, zirai veya mesleki faaliyetleri dolayısıyla gelir ve kurumlar vergisi mükellefi olanların düzenledikleri hariç olmak üzere; düzenlenen kermes, festival, panayır ile kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde satılması muaflıktan faydalanmaya engel değildir.

Ticari, zirai veya mesleki kazancı dolayısı ile gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar ile yukarıda sayılan işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz edecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından faydalanamazlar.” hükmü yer almaktadır. Konu ile ilgili olarak yayımlanan 264 Seri No.lu Gelir Vergisi Kanunu Genel Tebliği’ne göre GVK’nın “Esnaf Muaflığı” başlıklı 9′uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yapılan değişiklikle, evlerde kullanılan dikiş, nakış, mutfak robotu, ütü ve benzeri makine ve aletler, muharrik kuvvet kapsamından çıkartılmış ve böylece söz konusu makine ve aletlerin kullanılmasının muafiyetten yararlanmaya engel olmaması sağlanmıştır.

Aynı Tebliğ’e göre esnaf muaflığı kapsamında evlerde üretilebilecek ürünler; mevcut bentte yer alan ürün çeşitlerine ilave olarak, kırpıntı deriden üretilen mamuller, tarhana, erişte, mantı, her nevi pul, payet, boncuk işleme, tığ örgü işleri gibi ürün ve mamullerin üretim ve satışıyla iştigal edenler de esnaf muaflığı kapsamına alınmıştır. Muafiyet kapsamındaki ürünler, bentte yer alan ürünlerle sınırlı olmayıp bu ürünlere benzerlik gösteren diğer ürünleri aynı şartlarla üretip satanlar da esnaf muaflığı kapsamında değerlendirilecektir.
Evlerde üretilen ürünlerin ne şekilde pazarlandığı konusu da esnaf muaflığından yararlanmayı etkilemektedir.

Muafiyet kapsamında bulunanlar, evlerde ürettikleri ürünleri;
- Bir işyeri açmaksızın,
- Düzenlenen kermes, festival ve panayırlarda (Gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerince düzenlenenler hariç),
- Kamu kurum ve kuruluşlarınca geçici olarak belirlenen yerlerde
sattıkları takdirde esnaf muaflığından yararlanmaya devam edeceklerdir.

Öte yandan esnaf muaflığı kapsamında sayılan işlerin gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bağlılık arz etmeyecek şekilde devamlı olarak yapılması muafiyetten yararlanmaya engel oluşturmamaktadır.

Ayrıca; GVK’nın “Basit Usulde Ticari Kazancın Tespiti” başlıklı 46′ncı maddesinin birinci fıkrasında; 47 ve 48′inci maddelerde yazılı şartları topluca haiz olanların kazançlarının basit usulde tespit olunacağı, 51′inci maddesinde ise Maliye Bakanlığının teklifi ve Bakanlar Kurulunun kararı ile basit usulde vergilendirilecek mükelleflerin iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre belirlenebileceği hükmü bulunmaktadır.

Konuya ilişkin yetki kullanımı göre Bakanlar Kurulunun 12.01.1995 tarih ve 95/6430 sayılı Kararı ile gerçekleşmiş ve 253 seri nolu GVK Genel Tebliği’nde basit usule göre vergilendirilecek mükelleflere ilişkin açıklamalar yapılmıştır. Tebliğe göre, büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır, Sakarya ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisine alınan yerlerden, yeni bağlanan mahallelerle birlikte 2000 yılı genel nüfus sayımındaki nüfusu 30.000′den az olan yerler hariç) mücavir alan sınırları dahil olmak üzere Büyükşehir Belediye sınırları içinde faaliyette bulunanlardan;

a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,
b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar,
….
gerçek usulde vergilendirilirler.

Tebliğde belirtilen emtia imalatı ile emtia alım-satımına konu olan mallar konusunda bir kısıtlama bulunmamaktadır. Bu durumda evlerde üretilen ürünler nedeniyle esnaf muaflığından yararlanılamaması durumunda büyükşehir belediyesi (mücavir alan sınırları dahil) olan yerlerde (Erzurum, Diyarbakır ve Sakarya hariç) gerçek usulde, diğer yerlerde ise basit usulde vergilendirme yapılacaktır.

Diğer taraftan, Vergi Usul Kanunu’nun 156′ncı maddesinde; “Ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette işyeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerdir.” şeklinde tanımlanmıştır. Madde hükmünden de anlaşılacağı üzere işyerinin tanımı yapılırken, ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetin yapılması ve yürütülmesinde kullanılan yerlerin neler olabileceği nitelenmiş ve tanımda belirtilen yerler “gibi” denilmek suretiyle kesin bir sınırlama yapılmamıştır. Bu nedenle, internet üzerinden satış faaliyetinin işin organizasyonunu internet üzerinden yapılması durumunu ortaya çıkaracağından, kullanılmış olan internet sitesi iş yeri olarak nitelendirilecektir.

Yukarıda esnaf muaflığı, basit usul, gerçek usul ve işyeri konusundaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, evlerde üretilen ürünlerin üreten kişi tarafından kurulacak bir internet sitesi kullanılarak satılması durumunda, internet sitesi işyeri olarak değerlendirilecek ve üretim ve satış faaliyetleri nedeniyle esnaf muaflığından yararlanılamayacaktır. Evde ürettiklerini kurduğu internet sitesini kullanarak pazarlayan kişi büyükşehir sınırları (Erzurum ve Diyarbakır hariç) içerisinde değilse Kanun’daki diğer şartların da sağlanması koşulu ile basit usulden yararlanacaktır. Basit usulden yararlanılması durumunda, bu faaliyetlerle ilgili olarak vergi dairelerine herhangi bir bildirim ve beyanda bulunma yükümlülüğü bulunmadığı gibi, İdarenin verdiği bir özelgeye göre vergi dairelerince mükellefin faaliyetiyle ilgili olarak herhangi bir tespit yapılması mümkün bulunmamaktadır. Yapılan faaliyet büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise (Erzurum ve Diyarbakır hariç) basit usulden faydalanılamayacak ve gerçek usulde vergilendirilme yapılacaktır.

3.Evde Üretilen Ürünün E-Çarşılarda Satışının Yapılması Durumunda Vergileme

Elektronik ortamda ticaret yapmak üzere kurulmuş ve reel ortamda bir satış yerine sahip olmayan işletmeler de mağaza işleterek satış yapan işletmeler gibi satışa sunacakları çeşitli ürünleri üretici, toptancı ya da ithalatçısından kendileri adına satın alarak müşterilerine sunabilecekleri gibi; ellerindeki ürünleri elektronik ortamda satmak isteyenlere hizmet vererek elektronik ticaret ortamı oluşturabilirler. Gözde olduğu zamanlardaki etkinliğini kaybetse de işlevini sürdüren “Kapalıçarşı” gibi, çok çeşitli ürünlerin ve bu ürünleri satan tacirlerin buluştuğu bir yer olan ve yalnızca elektronik ortamda ticaret yapılan bu ortamları E-Çarşı (e-market) olarak adlandırabiliriz. İğneden ipliğe her türlü ürünün bulunabildiği bu alış-veriş ortamları aynı zamanda “Bitpazarı” gibi ticaret yapmayan kişilerin kendilerine ait ürünlerin satışa sunulduğu bir ortam olarak da işlev üstlenebilmektedirler. Bu anlamda E-Çarşı tam çağına uygun yani çağdaş bir alış-veriş ortamıdır.

E-Çarşıda ürün satışı yapmak için öncelikle E-çarşı satıcısı (Seller at E-market) olmak üzere üyelik ve kayıt yaptırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir. E-Çarşı ortamının yöneticisi konumunda olan şirket, yönetici konumu nedeniyle yapılan işlemlerden sorumlu olabileceği için bu ortamda ürün satışı yapmak isteyen kişi ya da şirketler hakkında bilgi sahibi olmak isteyecektir. Bunu sağlamak üzere E-Çarşıda ürün satışı yapmak isteyenlerin bu siteye üye olması için bir dizi işlemin öncelikle yerine getirilmesi gereklidir. E-Çarşı müşterisi (Costumer at E-market) olabilmek için de öncelikle üyelik ve kayıt yaptırma işlemlerinin yerine getirilmesi gerekir. E-Çarşı ortamının yöneticisi konumunda olan şirket, yönetici konumu nedeniyle yapılan işlemlerden sorumlu olabileceği için bu ortamda ürün satın almak isteyen kişi ya da şirketler hakkında bilgi sahibi olmak isteyecektir. Bunu sağlamak üzere E-Çarşıdan ürün satın almak isteyenlerin bu siteye üye olması için bir dizi işlemin öncelikle yerine getirilmesi gereklidir. E-çarşılarda, ürün satışı yapan kişilere adına E-dükkân (E-shop) da diyebileceğimiz elektronik ortamda dükkân açma olanağı da sağlanmaktadır. E-dükkânlarda, aynı fiziksel ortamdaki gibi bir raf düzeni oluşturmak mümkündür ancak, tezgâhtar yoktur, hakkında bilgi alınmak istenen ürün hakkında önceden hazırlanmış ve bazen tezgâhtara göre daha doyurucu bilgiler içeren kataloglar ve ürün tanıtım bilgileri vardır. Böylece elektronik alışveriş müşterisi özellikle büyük şehirlerde ulaşım maliyetlerine katlanmadan ve fiziksel olarak yorulmadan çok farklı E-çarşılarda gezebilir, farklı E-dükkânlara uğrayarak istediği şekilde ürün karşılaştırması yapabilir, bu araştırmalar sonucunda alış-veriş kararını daha sağlıklı verebilir.

Yukarıda belirtildiği üzere evlerde ürettikleri ürünleri pazarlamak için internet sitesi kuran kişilerin esnaf muaflığından yararlanması mümkün olmayıp, bu kişiler bulundukları yerin büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde olması durumuna göre basit usul ya da gerçek usule göre vergilendirilecektir. Evlerde üretilen ürünlerin üreten kişi tarafından kurulmamış olan başkaları tarafından kurulmuş E-Çarşı diye adlandırılabilecek olan internet ortamlarında satışa sunulması durumunda internet ortamının evde ürün üreten açısından işyeri olarak kabul edilmemesi gerekmektedir. Bu durumda evde üretilen ürünün satışa sunulduğu internet ortamının (E-Çarşı), ürününü satmak isteyen açısından bir çeşit pazaryeri olarak değerlendirilmesi gereklidir.

Yukarıda esnaf muaflığı, basit usul, gerçek usul ve işyeri konusundaki açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, evlerde üretilen ürünlerin üreten kişi dışında kişiler tarafından kurulmuş olan bir internet sitesi (E-Çarşı) kullanılarak satılması durumunda, satış yapılan internet sitesinin pazaryeri olarak nitelendirilmesi ve satış yapan bakımından işyeri olarak değerlendirilmemesi gerektiği düşünülmektedir. Evde ürettiklerini başkaları tarafından kurulmuş bir internet sitesini kullanarak pazarlayan kişi büyükşehir sınırları (Erzurum, Diyarbakır ve Sakarya hariç) içerisinde değilse Kanun’daki diğer şartların da sağlanması koşulu ile basit usulden yararlanmalıdır. Basit usulden yararlanılması durumunda, bu faaliyetlerle ilgili olarak vergi dairelerine herhangi bir bildirim ve beyanda bulunma yükümlülüğü bulunmayacak, idarenin verdiği bir özelgeye göre vergi dairelerince mükellefin faaliyetiyle ilgili olarak herhangi bir tespit yapılmayacaktır. Yapılan faaliyet büyükşehir belediye sınırları içerisinde ise (Erzurum, Diyarbakır ve Sakarya hariç) basit usulden faydalanılamayacak ve gerçek usulde vergilendirilme yapılacaktır.

4.Sonuç

Evde üretilen ürünlerin e-ticaret yoluyla satılması durumunda karşılaşılacak vergisel yükümlülükler konusunda doğabilecek tereddütlerin giderilmesi ve konunun açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Evlerde üretilen ürünlerin başkaları tarafından kurulmuş E-Çarşı diye adlandırılabilecek olan internet ortamlarında satışa sunulması durumunda internet ortamının evde ürün üreten ve ürününü satmak isteyen açısından bir çeşit pazaryeri olarak değerlendirilmesi gerektiği düşünülmektedir. Bu durumda kanundaki diğer koşulların sağlanması durumunda basit usulden yararlanılması gerekmektedir.

Tayfun ŞAHİN
Bu Makale Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi Şubat 2013 Sayısında yayımlanmıştır.
Kaynak: MÜHAK / Vergi Mükellefinin Haklarını Koruma Derneği
11th February 2013, Yıldırım Ercan tarafından yayınlandı
31.01.2019, 10:43,
#5
RE: Sanal Mağaza kiralanarak yapılan ticari kazancın vergilendirilmesi
GÜNCEL
Yürürlük tarih: 30.01.2019
.
GELİR VERGİSİ KANUNUN DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER:
7162 SK MADDE 1- 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 9’uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendine “işyeri açmaksızın” ibaresinden sonra gelmek üzere “veya yıl içinde gerçekleştirilen satış tutarı, ilgili yıl için geçerli olan asgari ücretin yıllık brüt tutarından fazla olmamak üzere, internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden” ibaresi eklenmiştir.
.
AÇIKLAMA: 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun “Vergiden Muaf Esnaf” başlıklı 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (6) numaralı bendinde yapılan ilave ile evde imal ettikleri bazı ürünleri, yıllık asgari ücretin brüt tutarını aşmayacak şekilde internet ve benzeri elektronik ortamlar üzerinden satanların, esnaf muafiyeti kapsamına alınmıştır.


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  BİNEK ARAÇ MI? TİCARİ ARAÇ MI? Ahmet Barlak 2 8,243 10.09.2018, 08:50
Son Yorum: Ahmet Barlak
  BİNEK ARAÇ TİCARİ ARAÇ AYIRIMI Ahmet Barlak 1 3,443 10.09.2018, 08:49
Son Yorum: Ahmet Barlak
  7143 sk. yapılan işlemlerin muhasebe kayıtları Ahmet Barlak 0 1,721 16.07.2018, 10:05
Son Yorum: Ahmet Barlak
  ÖZEL İNŞAATLARDA ÇALIŞAN İŞÇİLERİN VERGİLENDİRİLMESİ Ahmet Barlak 1 3,054 09.10.2017, 11:14
Son Yorum: Ahmet Barlak
  İkinci ticari araç sahibinin basit usul mükellefi olmaya devam edip edemeyeceği Ahmet Barlak 0 2,393 07.06.2017, 10:10
Son Yorum: Ahmet Barlak

Hızlı Menü:


Şu anda bu konuyu okuyanlar: 1 Ziyaretçi