Üye Olacağım | Şifremi Unuttum | Aktiv. Emailim Gelmedi Email Adresi : Şifre :  
Forum Anasayfa | Kategori Dökümü | Kurallar | Chat | Tavsiye Et | İletişim


Forumda Ara :
Diz :
Forum Hızlı Menu :
Forum >> Sgk vergi mevzuatı >> Sgk vergi mevzuatı

Konu Okunuyor
Moderatör yok Bu kategorideki ziy.sayısı1 kişi aktif Bu konuya cevap vereceğim Bu kategoride yeni konu açacağım
18 Ocak 2012 Çarşamba Okunma :Bugün 17 Toplam 8777 Konuyu Takip Listeme ekle Bu konuya cevap vereceğim
admin (SA)
Konu-261 : %52
Mesaj-25 : %11
AFYON
Erkek Yaş:34
Mali Müşavir
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Konuyu arkadaşına öner Üyenin tüm kayıtları

Şirket Müdürüne Yapılan Huzur Hakkı Ödemeleri Puan : #139

KARAR

Şirketimiz ortaklar kurulu 01/01/2011 tarihinde şirket merkezinde toplanarak konuyu değerlendirmiş ve aşağıdaki hususları karar altına almışlardır;
Şirket müdürü olan şirket ortağı ----------------- T.C. kimlik numaralı -------------’in görev karşılığı olarak 01/01/2011 tarihinden itibaren aylık Net 1.500,00-TL HUZUR HAKKI ödenmesine, gerekli stopaj kesintisinin yapılarak vergi dairesine ödenmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.

Ortak Ortak
( T.C.-………………. ) ( T.C.-……………….)
---------- -------------



Düzenleyen Ahmet BARLAK - 25.Ocak.2011 Saat 22:56

Yukarı Dön
HUZUR HAKKI ÖDEMELERİNİN GİDER DURUMU


T.C.
İSTANBUL VALİLİĞİ
İl Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü
Sayı : B.07.4.DEF.0.34.11/KVK-14

KONU : Şirket ortaklarından birinin müdür olarak atanması halinde söz KONUsu şahsa yapılacak maaş, sigorta primleri vb. ödemelerin kurum kazancının tespitinde gider olarak yazılıp yazılmayacağı hk.


İLGİ : …….03.2004 tarihli dilekçeniz.


İlgide kayıtlı dilekçenizde, ………….. Vergi Dairesi Müdürlüğü’nün ………………….. vergi numaralı mükellefi olduğunuzu, şirketinize müdür olarak tayin edilecek kişiye yapacağınız maaş ve ssk primi gibi ödemelerin, kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı KONUsunda görüşümüzü sormaktasınız.

Bilindiği üzere, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13’ncü maddesinde; Vergiye tabi safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14’ncü maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40’ncı maddesinde yer alan giderlerin indirileceği belirtilmiştir.

Gelir Vergisi Kanunu’nun 61’nci maddesinde “ Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez…..” hükmü yer almıştır.

Aynı maddenin 4’ncü bendinde de, “ Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleri ile tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısıyla ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler”in ücret sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Kurumlar Vergisi Kanunu’nun örtülü kazanç başlıklı 17/4’ncü maddesinde; “Şirket, ortaklarından veya bunların eşleri ile usul ve füruudan ve üçüncü dereceye kadar (dahil) kan ve sıhri hısımlarından şirketin idare meclisi başkan veya üyesi, müdürü veya yüksek memurun durumunda bulunanlara emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek aylık, ikramiye, ücret verir veya benzeri ödemelerde bulunursa” bunların örtülü kazanç sayılacağı hükme bağlanmıştır.

213 sayılı VUK’nun 238.maddesinde, “ İşverenler her ay ödedikleri ücretler için ücret bordrosu tutmaya mecburdur” hükmü yer almıştır.

Bu hükümlere göre; kurucu ortaklarınızdan bir şahsın, şirketiniz için yapmış/yapacak olduğu müdürlük görevi nedeniyle, söz KONUsu şahsa yapacağınız ödeme; ortaklığınıza bağlı bir kar payı olmaması halinde, ücret (maaş) olarak değerlendirilip, ücrete ilişkin genel hükümlere göre vergilendirilecektir.Ortağın (müdürlük görevini ifa eden) iş akdine bağlı olarak alacağı ücret tutarlarının Kanunun yukarıda belirtilen 17/4,maddesi uyarınca örtülü kazanç dağıtımı mahiyetinde bulunmaması şartı ile ücret olarak 213 sayılı VUK’un 238.maddesi hükmü uyarınca tutulması zorunluluğu bulunan ücret bordrosunda gösterilmesi ve GVK’nın 103.ve 104.maddelerine göre vergilendirilmesi durumunda kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir. Ayrıca; ilgi dilekçenizde SSK Mevzuatı’na dair sigorta giderlerine ilişkin sormuş olduğunuz hususlar için de; SSK İl Müdürlüğü’ne ve başvurmanız gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.


T.C.
MALİYE BAKANLIĞI
Gelirler Genel Müdürlüğü

SAYI : B.07.0.GEL.0.42/ 4213-1718 04.07.2003 * 28622
KONU : Şirket ortaklarına yapılan ücret ödemelerinin şirketin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususu hakkında...


İLGİ : ................ tarihli dilekçeniz.

Dilekçenizin incelenmesinden, şirketin üç ortağı ve birisi merkez ikisi şube olmak üzere üç ayrı adreste üç akaryakıt istasyonunun bulunduğu, şirket ortaklarından her birinin ayrı adreslerde bulunan akaryakıt istasyonlarının sorumluluğunu üstlenerek bu istasyonlarda bilfiil çalıştığı, ortakların şirket bünyesindeki fiili çalışmalarına karşılık olmak üzere ortaklara ortaklar kurulunun aldığı karar doğrultusunda aylık ücret ödendiği belirtilerek, şirket ortaklarına yapılan ücret ödemelerinin şirketin kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunun sorulduğu anlaşılmıştır.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61'inci maddesinde, "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez."

hükmü yer almıştır.

Bu hükme göre, şirket ortaklarının her birinin müdür sıfatıyla şirkete bağlı akaryakıt istasyonlarının idaresini üstlenmiş olmaları ve şirket bünyesindeki bu fiili çalışmalarına karşılık aylık ücret ödenmesi halinde yapılan bu ödemelerin Gelir Vergisi Kanununun ücret ile ilgili hükümlerine göre vergilendirilmesi gerekir.

5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 13'üncü maddesinde, kurumlar vergisinin mükellefin bir hesap dönemi içinde elde ettiği safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı, bu kazancın tespitinde de Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır.

Anılan Kanunun 15'inci maddesinin 3 numaralı bendi ise sermaye şirketlerince dağıtılan örtülü kazançların kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilmesinin kabul edilmeyeceği belirtilmiştir.

Aynı Kanunun 17'nci maddesinin 1 numaralı bendinde de şirketlerin kendi ortakları ile olan münasebetlerinde emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek bedel ile hizmet ilişkisinde bulunmaları örtülü kazanç dağıtımı olarak kabul edilmiştir.

Anılan maddenin düzenlenmesindeki esas amaç şirket ortaklarının vergilendirilmiş kurum kazancından alacakları payın, kurum kazancı vergilendirilmeden örtülü yollar ile ortaklara dağıtılması önlenerek kurumlar vergisi matrahının aşındırılmasına engel olmaktır.

6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 540'ıncı maddesinde, "Aksi kararlaştırılmış olmadıkça, ortaklar hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile mezun ve mecburdurlar,

Şirket mukavelesi veya umumi heyet kararı ile şirketin idare ve temsili ortaklardan bir veya birkaçına bırakılabilir,

Kuruluştan sonra şirkete giren ortaklar, bu hususta umumi heyetin ayrı bir kararı olmadıkça, idare ve temsile mezun ve mecbur değildirler,

Limited şirketin temsilcileri arasında bir hükmi şahıs bulunduğu takdirde, ancak o hükmi şahıs adına limited şirketin temsil ve idaresini üzerine almış bulunan hakiki şahıs limited şirketin temsilcisi olarak tescil ve ilan edilir." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanunun 541'inci maddesinde de şirketin mukavelesi veya umumi heyet kararıyla şirketin idare ve temsilinin, ortak olmayan kimselere de bırakılabileceği, bu gibi kimselerin salahiyet ve mesuliyetleri hakkında da ortak olan müdürlere ait hükümlerin tatbik olunacağı belirtilmiştir.

Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, şirket ortaklarının hep birlikte müdür sıfatıyla şirket işlerini idareye ve şirketi temsile yetkili bulunmaları kaydıyla şirkete ait akaryakıt istasyonlarında bilfiil çalışmaları halinde hizmet ilişkisinin karşılığı olarak bunlara şirketçe yapılacak ve gelir vergisine tabi tutulacak olan ücret ödemeleri, Kurumlar Vergisi Kanununun 17'inci maddesinin 1 numaralı bendi hükmü gereğince emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek bir bedel niteliği taşımadığı sürece, şirketin kurumlar vergisi matrahının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmaktadır. Ancak, şirket ortaklarına yapılan ücret ödemelerinin emsaline göre göze çarpacak düzeyde şirketçe yüksek belirlenmesi halinde, bunlara ödenen ücretlerin kurumlar vergisi matrahının tespitinde kanunen kabul edilmeyen gider olarak dikkate alınması gerekir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Bakan a.


T.C.
İSTANBUL VALİLİĞİ
İl Defterdarlığı Vasıtasız Vergiler Gelir Müdürlüğü

Sayı : B.07.4.DEF.0.34.11.GVK-61
KONU : Şirketin faaliyetine fiilen iştirak eden ortaklara kazancın belli yüzdesi kadar ödeme yapılması halinde ücret olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hk.



İLGİ: Tarihsiz dilekçeniz.

İlgi dilekçenizde ............................. Vergi dairesi Müdürlüğü’nün .........................vergi numarasında kayıtlı mükellefi olarak 4708 sayılı Kanun kapsamında kurulan yapı denetimi işiyle iştigal ettiğinizi ortaklarınızın hepsinin şirketiniz faaliyetine fiilen iştirak ettiğini belirterek bu çalışmaları için ortaklarınıza kar payı haricinde kazancınızın belirli bir yüzdesini ücret olarak verip veremeyeceğinizi sormaktasınız.

Bilindiği gibi, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 13. maddesinde vergiye tabi safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Öte yandan bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 14. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde yer alan giderlerin indirileceği belirtilmiştir.

Öte yandan, 193 sayılı Gelir vergisi Kanunu’nun 61. maddesinde, “Ücret işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez...” hükme bağlamıştır.

Aynı maddenin 4 numaralı bendinde ise, “Yönetim ve denetim kurulları başkanı ve üyeleriyle tasfiye memurlarına bu sıfatları dolayısı ile sağlanan para, ayın ve menfaatlerin” ücret sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

Diğer taraftan, 5422 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 17. maddesinde örtülü kazancın neler olduğu tadadi olarak sayılmış olup, 4. bendinde, “Şirket, ortaklarından veya bunların eşleri ile usul ve füruundan ve 3. dereceye kadar (dahil) kan ve sıhri hısımlarından şirketin idare meclisi, başkan veya üyesi, müdürü veya yüksek memuru durumunda bulunanlara emsaline göre göze çarpacak derecede yüksek aylık ikramiye ücret verir veya benzeri ödemelerde bulunursa” örtülü kazanç sayılacağı hükmü yer almıştır.

Şirket ortaklarının şirket faaliyetlerine bizzat katılmaları karşılığında düzenlenecek iş akdine bağlı olarak alacakları tutarlar Kurumlar Vergisi Kanunu’nun yukarıda yer alan 17/4 maddesi uyarınca örtülü kazanç dağıtımı mahiyetinde bulunmaması şartı ile ücret olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 238. maddesi hükmü uyarınca tutulması zorunluluğu ücret bordosunda gösterilmesi ve Gelir Vergisi Kanunu’nun 103 ve 104. maddelerine göre vergilendirilmesi durumunda kurum kazancınızın tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.

Yukarı Dön



HUZUR HAKKI ÖDEMESİ ÜCRET BORDROSU


Evli eşi çalışmayan ve bir çocuğu olan Şirket Müdürünün 1.500,00 NET ÖDENİYORSA ASGARİ GEÇİM İNDİRİMİ DAHİL ücret bordrosu 2011/ocak aşağıdaki şekilde yapılır.

1500,00- asgari geçim indirimi tuturı = net huzur hakkı

1500,00- 80,64 =1.419,36

Brüt = 1,00 TL. olduğunda
Gelir vergisi = 1*0,15= 0,15
Damga Vergisi = 1*(6,6/1000)=0,0066

kesintiler toplamı =0,15+0,0066=0,15666

net ödenen = 1-0,1566 =0,8434 olacaktır.

1.419,35 Net / 0,8434 = 1.682,89 brüt tutarı


adı soyadı brüt tutarı gelir vergis matrahı gelir vergisi tutarı damga vergisi asgari geçim indirimi tutarı net ödenecek İMZA

Ali ORTAK 1.682,89 1.682,89 252,43 11,11 80,64 1.500,00


Düzenleyen Ahmet BARLAK - 25.Ocak.2011 Saat 23:29

Yukarı Dön
Soru:
Ortaklara yapılacak huzur hakkı ödemeleri için bordro programında asgari geçim
indirimi de hesaplanacak mıdır?
Cevap:
Şirketlerin bu konuda en çok yanıldıkları konulardan biride ortaklara verilen huzur haklarında AGİ’nin
hesaplanıp hesaplanmayacağıdır. Asgarî geçim indirimi; ücretin elde edildiği takvim yılı başında geçerli olan
ve sanayi kesiminde çalışan 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan asgarî ücretin yıllık brüt tutarının;
mükellefin kendisi için % 50'si, çalışmayan ve herhangi bir geliri olmayan eşi için % 10'u, çocukların her biri
için ayrı ayrı olmak üzere, ilk iki çocuk için % 7,5 diğer çocuklar için % 5'idir. Gelirin kısmî döneme ait olması
halinde, ay kesirleri tam ay sayılmak suretiyle bu süreye isabet eden indirim tutarları esas alınır. Asgarî
geçim indirimi, bu fıkraya göre belirlenen tutar ile 103 üncü maddedeki gelir vergisi tarifesinin birinci gelir
dilimine uygulanan oranın çarpılmasıyla bulunan tutarın, hesaplanan vergiden mahsup edilmesi suretiyle
uygulanır. Mahsup edilecek kısmın fazla olması halinde iade yapılmaz.'' hükmüne yer verilmiştir.
Konu ile ilgili olarak 04/12/2007 tarih ve 26720 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 265 Seri No.lu Gelir
Vergisi Genel Tebliğinin ''Uygulamanın Esasları'' başlıklı 3. bölümünde ise; ''…
Gelir Vergisi Kanununun 61’inci maddesi kapsamında değerlendirilen ücret geliri elde edenler, örneğin
sosyal güvenlik destekleme primi ödemek suretiyle çalışanlar ile kurumların yönetiminde görevli olanlar da
genel hükümlere göre asgari geçim indiriminden yararlanacaklardır.
… …'' açıklamalarına yer verilmiştir.

Konuyu tek cümleyle özetleyecek olursak; ortaklara ortaklar kurulu toplantılarına katılmaları karşılığındahuzur hakkı ödenmesi durumunda, bu ödemeler ücret sayılacağından yapılan bu ödemeler üzerinden Gelir Vergisi Kanunu’nun 94/1. maddesi gereğince gelir vergisi tevkifatı yapılması gerekmekte olup, söz konusuödemelerin yapıldığı dönemlerle sınırlı olmak kaydıyla, hesaplanacak asgari geçim indiriminin uygulanması mümkün bulunmaktadır.


Koray ATEŞ
Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
E. Öğretim Görevlisi
korayates@muhasebetr.com
www.MuhasebeTR.comOrtaklara yapılacak huzur hakkı ödemeleri için bordro programında asgari geçim indir... Page 1 of 1
http://


Düzenleyen Ahmet BARLAK - 28.Ocak.2011 Saat 16:37




Bu konuya 1 mesaj bırakılmış.
8 Ağustos 2014 Cuma Alıntı yap Bu konuya cevap vereceğim Yukarı
ahmet (SA)
Konu-230 : %45
Mesaj-173 : %80
ahmet
AFYON
Erkek Yaş:34
Muhasebe
Teşekkür Et İçeriğe puan ver Üyeye mesaj gönder Üyenin tüm kayıtları

  Puan : #712


Başlık Muhtasar beyanname verme süresi hk.
Tarih 29/04/2014
Sayı 38418978-120[98-13/5]-456
Kapsam

T.C.

GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI

ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü







Sayı

:

38418978-120[98-13/5]-456

29/04/2014

Konu

:

Muhtasar beyanname verme süresi hk.





İlgide kayıtlı özelge talep formunda, huzur hakkı ödemeleri yaptığınız şirket ortaklarının muhtasar beyannamelerinin aylık veya üçer aylık olarak verilmesi açısından hizmet erbabı sayısının hesabında dikkate alınıp alınmayacağı hususunda Başkanlığımız görüşü talep edilmektedir.

193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 61 inci maddesinde "Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir.

Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez." hükmü yer almakta olup, 62 nci maddesinde de; hizmet erbabını işe alan emir ve talimatları dahilinde çalıştıran gerçek ve tüzel kişiler işveren olarak tanımlanmıştır.

Aynı Kanunun 94 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan kişi, kurum ve kuruluşların, aynı maddede bentler halinde sayılan ödemeleri (avans olarak ödenenler dahil) nakden veya hesaben yaptıkları sırada, istihkak sahiplerinin gelir vergilerine mahsuben tevkifat yapmaya mecbur oldukları hükme bağlanmış olup, maddenin birinci fıkrasının 1 inci bendinde; hizmet erbabına ödenen ücretler ile 61 inci maddede yazılı olup ücret sayılan ödemelerden (istisnadan faydalananlar hariç) 103 ve 104 üncü maddelere göre tevkifat yapılacağı hüküm altına alınmıştır.

Kanunun 98 inci maddesinde, "94 üncü madde gereğince vergi tevkifatı yapmaya mecbur olanlar bir ay içinde yaptıkları ödemeler veya tahakkuk ettirdikleri karlar ve iratlar ile bunlardan tevkif ettikleri vergileri ertesi ayın yirmiüçüncü günü akşamına kadar, ödeme veya tahakkukun yapıldığı yerin bağlı olduğu vergi dairesine bildirmeye mecburdurlar. Yılsonlarında tahakkuk ettirilen mevduat faizlerinden kesilecek vergilerin bildirilmesi için bu süre bir ay uzatılır.

Aynı belediye hudutları içinde muhtelif yerlerde yapılan ödeme ve tahakkuklar ile bunlara ait vergilerin bir merkezden bildirilmesi caizdir.

Ziraî ürün bedelleri üzerinden tevkifat yapanlar hariç olmak üzere, çalıştırdıkları hizmet erbabı sayısı 10 ve daha az olanlar, 94'üncü maddeye göre yapacakları tevkifatla ilgili muhtasar beyannamelerini, bağlı bulundukları vergi dairesine önceden bildirmek şartıyla her ay yerine Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarının yirmiüçüncü günü akşamına kadar verebilirler" hükmüne yer verilmiştir.

Bu hükümlere göre, üçer aylık dönemler halinde muhtasar beyanname verme imkanından yararlanıyor iken bu yararlanma hakkını yitiren işverenler ve vergi sorumluları bu haklarını kaybettikleri aydan itibaren (bu ay dahil) tevkifatın yapıldığı her ay için muhtasar beyanname vereceklerdir.

Bu itibarla, şirketinizin yönetim kurulu üyelerine yapılan huzur hakkı ödemelerinin ücret olarak vergilendirilmesi dolayısıyla, bu kişilerin muhtasar beyanname verilmesi açısından hizmet erbabı hesabında dikkate alınması gerekmektedir.

Bu çerçevede muhtasar beyannamenin aylık veya üçer aylık verilmesinde dikkate alınması gereken aynı anda çalışan 10 hizmet erbabının anlaşılması gerektiğinden, şirketinizce huzur hakkı ödemesi yapıldığında bu kişiler ile birlikte çalışan hizmet erbabı sayısı 10 kişinin üstüne çıkması halinde bu döneme ait muhtasar beyannamenin ertesi ayın 23 üncü günü akşamına kadar verilmesi gerekmektedir.

Bilgi edinilmesini rica ederim.



[1]
Cevap yazabilirsiniz Bu konuya cevap yazabilirsiniz
*
 

Bazı istatistiksel değerler 30 dakikada bir güncellenmektedir.Güncellenmeye 23 dakika kaldı.
 Derece  Konu  Mesaj  Aldığı Teşekkür
Ahmet (SA)
Admin (SA)
Perry
Halil
Emelcan
Admin (SA)  %52
Ahmet (SA)  %45
Elenor  %0
Yusuf  %0
Emelcan  %0
Volkano  %0
Ahmet (SA)  %80
Admin (SA)  %11
Perry  %1
Halil  %0
Drykcktl  %0
Emelcan  %0
Admin (SA) 2
Ahmet (SA) 1
Diamont035 0
Kayali 0
Abdullah06 0
Muvakkat 0
Bugün giriş yapanlar :
En yeni üyelerimiz :
Gokcan , Zarif , Mijo , Necosero , Nuri , Sedo77 , Mollaoglu , Cetin , Sfkan , Aslanmus , Zeyder , Metincayli , Karhan , Omt44 , Nick ,
Bugün doğan üyelerimiz :
Bugün doğan üyemiz yok
Semboller Aktif Konular & Son Konular Diğer İstatistikler
Yeni Konu açamazsınızYeni konu Açamazsınız
Konu Açabilirsiniz Yeni konu açabilirsiniz.
Cevap yazabilirsiniz Konuya cevap yazabilirsiniz.
Konuya mesaj yazılamaz Konu kapalı konuya cevap yazamazsınız.
(M) Moderatör
(A) Admin
(SA) Son Admin
Sigorta priminin eksik tahakkuk ettirilmesinden doğan farka gecikme zammı
İşçi özlük dosyası kaç yıl saklanmalı
4b sigortalı girişi - bağ-kur giriş bildirimini kim yapacak
Hisse devrinin zamanında bildirilmemesi
18 yaşından küçük mükellef
İhraç kaydıyla teslimlerde malın yurt dışı edilememesi halinde kdv
Devir vergi matrahı
Kira stopajı ne zaman yapılır
Kira geliri vergisinden kurtulmak mümkün
Gerçek ücret üzerinden gösterilen işçinin işveren maliyeti
Ana kategori :4
Alt Kategori :9
Toplam Konu :501
Toplam Cevap :214
Online Üye :0
Misafir :4
Toplam :4

ahmetbarlak.com | ahmetbarlak3@hotmail.com | © 2014


Üye Sayımız :224 | Bugün :86 | Bugün Çoğul :1228 | Toplam Tekil :332604 | Toplam Çoğul:1496742 | İp No :54.82.80.15